Göğüs hastalıkları bölümü; akciğerlerin, soluk borusunun, bronşların, akciğer zarının ve solunumu yürüten kas-sinir düzeninin hastalıklarıyla ilgilenir. Astım, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), zatürre, bronşit, akciğer kanseri, uyku apnesi, akciğer zarında sıvı toplanması, tüberküloz ve mesleki akciğer hastalıkları bu bölümün başlıca çalışma alanlarıdır. Nefes darlığı, öksürük, hırıltı, balgam ve kanlı balgam gibi şikayetlerin değerlendirildiği yer burasıdır.
Bölümün bir başka özelliği, solunumu yalnızca akciğer üzerinden değil bütünsel biçimde ele almasıdır. Nefes darlığı yalnızca akciğerden kaynaklanmaz; kalp yetmezliği, kansızlık, tiroit bozukluğu, aşırı kilo ve kaygı bozukluğu da benzer bir şikayete yol açabilir. Bu nedenle değerlendirmenin ilk amacı, sorunun gerçekten solunum sisteminden kaynaklanıp kaynaklanmadığını ayırt etmektir.
Akciğerin Çalışma Düzeni
Soluk alındığında hava burun ve ağızdan girer, gırtlak ve soluk borusundan geçerek ikiye ayrılan ana bronşlara ulaşır. Bronşlar giderek incelen dallara ayrılır ve en uçta hava keseciklerine (alveol) açılır. Gaz alışverişi bu keseciklerin duvarında gerçekleşir: oksijen kana geçer, karbondioksit kandan havaya verilir.
Solunumu yürüten üç ana bileşen vardır. Hava yollarının açıklığı, akciğer dokusunun esnekliği ve solunum kaslarının gücü. Göğüs hastalıklarında karşılaşılan tabloların büyük bölümü bu üç bileşenden birindeki bozulmayla açıklanabilir. Astımda ve KOAH'ta hava yolu daralır, akciğer fibrozunda doku sertleşir, kas hastalıklarında ise soluk alma gücü azalır.
Astım
Astım, hava yollarının süregelen iltihabı ve buna bağlı aşırı duyarlılığı ile seyreden bir hastalıktır. Belirli tetikleyicilerle karşılaşıldığında bronşları saran kaslar kasılır, mukoza şişer ve salgı artar. Sonuçta hava yolu daralır; hırıltılı solunum, göğüste sıkışma, öksürük ve nefes darlığı ortaya çıkar.
Astımın en tipik yanı belirtilerin dalgalı olmasıdır. Kişi haftalarca hiçbir şikayet yaşamayabilir, ardından bir alerjen, soğuk hava, egzersiz ya da üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası atak geçirebilir. Şikayetlerin gece ve sabaha karşı belirginleşmesi de tanıyı düşündüren bir özelliktir. Astımda hava yolu daralması, uygun tedaviyle önemli ölçüde geri döndürülebilir niteliktedir.
KOAH ve Astımdan Farkı
KOAH, çoğunlukla uzun süreli sigara kullanımı ya da zararlı gaz ve partiküllere maruz kalma sonucu gelişen, kalıcı hava akımı kısıtlanmasıyla seyreden bir hastalıktır. İki bileşeni vardır: bronşlardaki süregelen iltihap (kronik bronşit) ve hava keseciklerinin duvarlarının yıkımı (amfizem).
Astım ile KOAH sık karıştırılır ancak birkaç noktada net biçimde ayrılırlar. Astım genellikle çocukluk ya da genç erişkinlik döneminde başlar, alerji ve ailede astım öyküsü sıktır, şikayetler ataklar halinde gelir ve aralarda kişi tümüyle iyi olabilir; solunum testinde saptanan daralma ilaçla büyük ölçüde düzelir. KOAH ise çoğunlukla kırk yaş üstünde ortaya çıkar, uzun bir sigara öyküsü eşlik eder, nefes darlığı yıllar içinde sinsice artar ve iyi günler-kötü günler ayrımı belirsizdir; solunum testindeki daralma ilaçla kısmen düzelse de tam olarak normale dönmez. Ankara Göğüs Hastalıkları değerlendirmelerinde bu ayrım, tedavinin yönünü belirlediği için özenle yapılır.
Bazı hastalarda her iki tablonun özellikleri bir arada bulunabilir. Bu durumda tedavi, iki hastalığın da gereklerini karşılayacak biçimde düzenlenir.
Akciğer Enfeksiyonları
Zatürre (pnömoni), akciğer dokusunun bakteri, virüs ya da daha seyrek olarak mantar kaynaklı iltihabıdır. Ateş, titreme, balgamlı öksürük, derin nefes alırken artan yan ağrısı ve nefes darlığı ile seyreder. İleri yaşta belirtiler silik olabilir; bilinç bulanıklığı ya da yalnızca halsizlik tek bulgu olabilir.
Akut bronşit ise bronşların çoğunlukla viral kaynaklı iltihabıdır ve genellikle kendini sınırlar. Balgam rengi tek başına antibiyotik gereğini göstermez. Tüberküloz, günümüzde de görülmeye devam eden ve iki haftadan uzun süren öksürük, gece terlemesi, kilo kaybı ve iştahsızlık ile kendini gösterebilen bir hastalıktır; şüphe halinde balgam incelemesi yapılır.
Uyku ile İlişkili Solunum Bozuklukları
Uykuda tıkayıcı solunum durması (obstrüktif uyku apnesi), uyku sırasında üst solunum yolunun tekrarlayan biçimde kapanmasıyla ortaya çıkar. Horlama, uykuda nefesin durduğunun eş tarafından fark edilmesi, sabah baş ağrısı, ağız kuruluğu ve gündüz aşırı uykululuk tipik bulgulardır.
Bu tablo yalnızca uyku kalitesini bozmakla kalmaz; tedavi edilmediğinde yüksek tansiyon, ritim bozukluğu ve kalp hastalıkları açısından risk oluşturur. Tanı, uyku laboratuvarında yapılan polisomnografi ile konur ve uygun hastalarda gece boyunca hava yolunu açık tutan basınçlı hava cihazı (CPAP) tedavisi planlanır.
Akciğer Kanseri ve Nodüller
Akciğer kanseri, sigaranın en güçlü biçimde ilişkilendirildiği hastalıktır. Erken evrede çoğunlukla belirti vermez. İnatçı öksürük, öksürük karakterinde değişiklik, kanlı balgam, açıklanamayan kilo kaybı ve tekrarlayan akciğer enfeksiyonu uyarıcı olabilir.
Başka bir nedenle çekilen görüntülemede rastlantısal olarak saptanan küçük yuvarlak gölgelere akciğer nodülü denir. Bu nodüllerin çoğu iyi huyludur. Boyutu, kenar özellikleri ve kişinin risk durumuna göre kimi zaman belirli aralıklarla görüntüleme ile izlenir, kimi zaman doku örneklemesi düşünülür.
Akciğer Zarı Hastalıkları
Akciğeri saran iki yapraklı zara plevra denir. Bu yapraklar arasında normalde çok az miktarda kaygan sıvı bulunur. Enfeksiyon, kalp yetmezliği, tümör ya da romatizmal hastalıklar bu boşlukta sıvı toplanmasına yol açabilir. Nefes darlığı ve derin nefeste artan yan ağrısı başlıca belirtilerdir.
Sıvının nedenini anlamak için ince bir iğneyle örnek alınması (torasentez) gerekebilir. Alınan sıvının içeriği, sorunun iltihabi mi yoksa basınç kaynaklı mı olduğunu ayırt etmeye yardımcı olur. Akciğer zarları arasına hava kaçması (pnömotoraks) ise ani başlayan yan ağrısı ve nefes darlığı ile ortaya çıkan, acil değerlendirme gerektiren bir tablodur.
Mesleki ve Çevresel Akciğer Hastalıkları
Çalışma ortamında solunan tozlar, kimyasal buharlar ve dumanlar akciğerde kalıcı değişikliklere yol açabilir. Silis tozuna maruz kalanlarda silikozis, asbest teması olanlarda asbestozis bu grubun bilinen örnekleridir. Kaynakçılık, madencilik, taş işleme, dokuma ve fırıncılık gibi işler bu açıdan sorgulanır.
Bu nedenle ilk muayenede kişinin ne iş yaptığı, kaç yıldır bu işte çalıştığı ve koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığı ayrıntılı biçimde sorulur. Ev ortamında kullanılan yakıt türü, küf varlığı ve evde beslenen kuşlar da bazı akciğer hastalıklarında belirleyici olabilir. Ankara Akciğer Doktoru muayenesinde mesleki öykü, tanı sürecinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alınır.
Alerjik Solunum Yolu Hastalıkları
Alerjik rinit, burun mukozasının polen, ev tozu akarı, küf ya da hayvan tüyüne karşı aşırı tepkisidir. Burun akıntısı, tıkanıklık, hapşırık ve gözlerde kaşıntı ile seyreder. Üst ve alt solunum yolları tek bir sistem gibi davrandığından, alerjik riniti olan kişilerde astım görülme sıklığı artar.
Bu nedenle astım değerlendirmesinde burun şikayetleri de sorgulanır. Burun şikayetlerinin kontrol altına alınması, bazı hastalarda astım kontrolüne de olumlu yansır. Şüphe halinde deri testi ya da kanda alerjiye özgü antikor ölçümü ile tetikleyici belirlenmeye çalışılır.
Hangi Şikayetlerde Başvurulmalıdır?
Sekiz haftadan uzun süren öksürük, giderek artan nefes darlığı, hırıltılı solunum, kanlı balgam, gece terlemesi ile birlikte kilo kaybı ve tekrarlayan akciğer enfeksiyonları değerlendirme gerektiren bulgulardır. Merdiven çıkarken ya da yürürken yaşıtlarına göre daha çabuk nefes darlığı yaşamak da önemsenmelidir.
Ani başlayan şiddetli nefes darlığı, dudak ve tırnaklarda morarma, göğüs ağrısı ile birlikte nefes darlığı ve konuşmayı zorlaştıracak ölçüde soluksuz kalma gecikmeden değerlendirilmesi gereken durumlardır. Bu tablolarda 112 aranması önerilir.
Sigaranın Yeri
Sigara, göğüs hastalıklarının önlenebilir en önemli nedenidir. KOAH, akciğer kanseri, kronik bronşit ve tekrarlayan enfeksiyonlarla doğrudan ilişkilidir. Bırakma, hastalığın hangi evresinde olursa olsun yararlıdır; ileri KOAH'ta bile akciğer işlevindeki kayıp hızını yavaşlatabilir.
Bırakma sürecinde yalnızca iradeye dayanmak yerine destek almak önerilir. Davranışsal danışmanlık, nikotin yerine koyma yöntemleri ve gerektiğinde hekim tarafından düzenlenen ilaç tedavisi bu desteğin bileşenleridir. Ankara Göğüs Hastalıkları Doktorları tarafından yürütülen görüşmelerde kişinin bağımlılık düzeyi ve önceki bırakma denemeleri göz önünde bulundurularak plan yapılır.
Diğer Bölümlerle Ortak Çalışma
Solunum sorunları çoğu zaman tek bir organla sınırlı kalmaz. Nefes darlığının kalp kaynaklı olup olmadığının ayırt edilmesinde kardiyoloji ile, alerjik hastalıklarda immünoloji ve kulak burun boğaz ile, akciğer kanserinde onkoloji ve göğüs cerrahisi ile ortak değerlendirme yapılır.
Uyku apnesinde ise diş hekimliği, kulak burun boğaz ve beslenme birimleriyle birlikte çalışılabilir. Göğüs Hastalıkları Ankara kapsamındaki bu ortak yaklaşım, özellikle birden fazla hastalığı bulunan kişilerde tedavi planının bütünlüklü olmasını sağlar.
Solunum Sağlığını Korumak İçin
Sigaradan ve sigara dumanına maruz kalmaktan uzak durmak, düzenli hareket etmek, hava kirliliğinin yoğun olduğu saatlerde açık havada eforu sınırlamak, iş yerinde koruyucu maske kullanmak ve önerilen aşıları yaptırmak temel korunma başlıklarıdır. Grip ve zatürre aşıları, özellikle kronik akciğer hastalığı olanlarda ve ileri yaşta değerlendirilir.
Ev içinde nem ve küf kontrolü, yatak odasının havalandırılması ve akar yoğunluğunu azaltacak düzenlemeler alerjik yakınmaları olanlarda yararlı olabilir. Kronik hastalığı bulunanların ilaçlarını düzenli kullanması ve inhaler cihazını doğru teknikle uygulaması, atakların seyrekleşmesine katkıda bulunur.
Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Solunum şikayetlerinizin değerlendirilmesi için bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurmanız önerilir.